Annelik babalıktan farklı mıdır, farklı olmalı mıdır?

İnsan tarihten bugüne çevre koşullarına ve şartlarına göre sorumluluk almıştır. Öncelerini geçimini toplayıcılık ile geçindiriyordu. Baba dışarıdan avını, topladıklarını getirirdi. Anne ise babanın getirdiklerini pişirir, çocuklara bakardı. Günümüzde şartlar iyileştikçe, olgunlaştıkça kadının da iş hayatına katılma olanakları arttı. Artık erkekler de iş şartlarına göre evde çocuklarına bakabiliyor, ailesine destek olabiliyor. Yani, aslında babalık annelikten farklı değildir; sadece şartlara ve imkânlara göre iş bölümü yapılmıştır. Bu duygu her ikisi için aynı fakat farklı sorumluluklar getirmiştir. İki ebeveyn de dışarda çalışmaya başlayınca tabi durumlar değişiverdi… Şimdi ise çocuklarımızı büyütürken kime emanet edeceğimizi düşünüyoruz. Peki, şartlarla olgunlaşan bu doğal süreçte ne yapacağız?

Bildiğiniz üzere ilk aklınıza gelen anne ve babalarınız oluyor. Yalnız; kimimizin ebeveynleri memleketteyken kimimizin şehir olanakları yüzünden uzaktadırlar. Yakın olsalar bile çocuğunuz büyüdükçe ona bakmaları zorlaşacaktır. Tabi genç ebeveynlere sahipseniz o başkaJDiyelim ki bu şartlara sahip değilsiniz, ne yapmalısınız?

  1. Anne ve babanıza güvenebiliyorsanız ona bırakabilirsiniz.
  2. Yakın bir aile dostlarınızın alanında eğitimli genç öğretmenleriyle çalışabilirsiniz.
  3. Danışmanlık şirketlerinden yardım isteyebilirsiniz.

Çocuğunuzu kime emanet etmelisiniz?

  1. Mutlaka alanında eğitimli aynı zamanda kendini geliştiren eğitimcilerle çalışmalısınız.
  2. Referanslarına mutlaka danışın.
  3. Danışmanlık aldığınız firmanın yetkilileriyle iletişim halinde olun.

*Çünkü kime emanet ederseniz edin, bakılacak ve eğitilecek kişi sizin çocuklarınızdır. Kendi kültürünüze göre ve kendi değerlerinize göre yetişmesini istemeniz sizin en doğal hakkınızdır. Demek ki mühim olan kimi ve neyi tercih edeceğinizin yanında sizlerin de çalıştığınız ve danıştığınız kişi ve kurumlarla daima işbirliği halinde olmanız gerekiyor.

Sağlıklı Çocuk Büyütmenin İkinci Ön Koşulu Nedir?

Bu sorumuzun yanıtını vermeden önce çocuk olduğumuz yılları düşünmeye çalışalım. Çocukken ebeveynlerimizden bekleyip de gerçekleşmeyen isteklerimiz nelerdi? Bizi en çok ne güldürürdü? Bitmeyen neşemizin kaynağı neydi? Ya da hiç mutlu bir çocuk geçirmedik mi? Bu soruları bir yandan düşünürken kurumca sizin için düşündüklerimizi paylaşalım.

Çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde gelişmesi ve büyümesinin başta gelen koşulu (bildiğiniz gibi) anne-babanın çocuklarına karşı besledikleri sevgidir. Aile olmaya karar vermek bu sevgi bağını koruyarak çocuk dünyaya getirmeye karar vermek demektir. Çocuk büyüyene kadar birçok sağlık ve eğitsel sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Elbette, bu süreçte çocuklarımıza gösterdiğimiz özen ve sevgi daima ilk yardımınız olacaktır. Bunun yanında değişen dünya karşısında anne ve babalarımıza yardımcı olacak bilgili, günümüz bilgi ve donanımıyla kendisini geliştiren yardımcılara ihtiyaç duyarız. Büyüklerimizin de çocuk bakımı üzerine kuşkusuz pek çok tecrübeleri vardır. Ancak bu noktada yeterli olmayacakları durumlar olduğunda ne yapmamız gerekiyor?

İkinci ön koşulu; çocuk eğitimi ve öğretimi konusunda yetkin aynı zamanda özverili, sevgi dolu, çalışkan bireylerle işbirliği yapmanızdır. Çünkü biz biliyoruz ki:

“Çocukların eğitimleri için yapılmış olan her şey onları sevenlerce yapılmıştır.”

En İyi Yabancı Bakıcı Şirketi

En İyi Yabancı Bakıcı Şirketi

Bakıcı bulma konusu her anne baba için zor bir süreçtir. Çocuklarını emanet edecek olmanın kaygısı ile bazen yanlış seçimler yapılabilir. Sizin için en doğru bakıcının özelliklerini kafanızda oluşturmanız, sürecin daha hızlı yürümesini sağlayacaktır. Günümüzde annelerin yoğun iş hayatının devam etmesiyle birlikte yatılı bakıcıları tercih etmektedirler. Yatılı bakıcıların yabancı olmasına dikkat eden aileler, çocuklarının bakımı yapılırken aynı zamanda yabancı dil öğrenmelerinin avantajını kullanmaktadırlar. Tecrübesi, zengin portföyü ile Şece danışmalığı en iyi yabancı bakıcı bulan firma olarak adlandırabiliriz.

Bakıcı seçerken mutlaka diksiyonunun düzgün olmasına dikkat edin. Çünkü özellikle bebekler, yedinci aydan itibaren çevresinde konuşulan dili öğrenmeye başlar ve hafızalarına bununla ilgili her şeyi kaydeder. Birlikte oldukları kişilerin konuşması bozuksa, ilk kelimelerden itibaren aynı yanlışları bebeğinizde de görebilirsiniz. Yabancı bakıcının aksanının iyi olmasına dikkat etmelisiniz.

Bir bakıcıyı işe alırken, mutlaka çok iyi tanıdığınız birinin referansın olması gerekir. Çocuk bakıcısını Şece danışmanlık gibi profesyonel bir firmadan bulursanız, gözünüz arkada kalmadan çocuğunuzu ve evinizi emanet edebilirsiniz. Bu tarz bir firma ile çalıştığınızla bakıcınız ile ilgili bir sorun yaşadığınızda değişim konusunda bir sıkıntı yaşamadan hızlıca firmanın bulacağı yeni çocuk bakıcısı ile çalışabilirsiniz.

Diyaliz Hasta Bakıcısı

Diyaliz Hastasına Bakıcı

 Diyaliz hastalarının bakımı oldukça titizlik ve özen isteyen bir iştir. Ailelerin hastalarını güvenle emanet edebilecekleri bir bakıcı mutlaka tecrübeli, bilgili ve pozitif olmalıdır. Diyaliz hastaları ömürleri boyunca doktorlarının belirlemiş olduğu bazı günlerde rutin olarak diyaliz merkezine giderek tedavi olmaktadırlar. Buna bağlı olarak diyaliz hastalarının ruh hallerinde değişkenlikler, aşırı içine kapanma ya da sinirli tavırlar gözlemlenebilir bu yüzden diyaliz hastasına, hasta bakıcılığı yapmak kolay değildir. Hasta ile herkesten daha çok zaman geçiren biri olarak, daima pozitif ve ılıman olmalısınız ki hastanızı moral ve motivasyonu artsın.

Diyalize giren hastalara hem hijyenik olarak ekstra bir titizlik gösterilmelidir. Hem de çok iyi besleniyor olmasına dikkat edilmelidir. Doktorunun vermiş olduğu beslenme planına göre saatli ve düzenli olarak yeme-içmesi, sıvı alınımı kontrol altında tutulmalıdır.  Diyalize giren hastanıza tıp merkezine giderken refakat edecek olursanız belirttiğimiz noktalara dikkat etmelisiniz;

Diyalize girme işlemi bittikten sonra yanı tedavi sonrası tedavi tamamlandığında iğneler çıkarılır. Kanama durana kadar gazlı bezi iğne bölgelerinde tutmanız gerekecektir; bu işlemde diyaliz sonrası yorgun olan hastanıza yardımcı olmanız önemlidir. Girişim bölgelerinizi doğru şekilde tutmak kanama süresini kısaltacak, erişim yoluna zarar vermeyi engelleyecek ve hastanın eve daha çabuk dönmenizi sağlayacaktır.

Diyaliz hastasının bakıcısı olarak diyaliz sonrasındaki işlemleri atlamamlasınız. Diyaliz salonundan ayrılmadan önce hastanın ellerini yıkaması da başka atlanmaması gereken bir konudur. Bandajı  hastadan 3-4 saat sonra çıkartılmaması gerekir

Akademik Eğitim Veren Çocuk Bakıcısı

Akademik Eğitim Veren Çocuk Bakıcısı

Çocuk bakıcısı bulma konusu annelerin kafasını karıştıran ve strese sokan bir dönemdir. Her anne çocuğunu en iyi şekilde büyütmek, ruhsal ve bedensel gelişimini destek olacak nitelikte bir çocuk bakıcı ile çalışmak ister. Akademik eğitim verebilen donanımda bir bakıcı her anlamda çocuğun sağlıklı bir şekilde büyümesini hızlandıracaktır. Güven çerçevesinde doğru bir bakıcı bulma sürecinde profesyonel bir firmadan yardım alınmasında fayda vardır. Akademik eğitim verebilen çocuk bakıcısı istediğinizi bu işi yapan firmaya bildirdiğinizde isteğinize uygun en doğru bakıcı ile sizi buluşturacaklardır.

Günümüzde gerek görsel gerekse yazılı basınsa sıkça gündeme getirilen okul öncesi eğitimin önemini hepimiz bilmekteyiz. Aileler artık bakıcılardan çocuklarının sadece bakımının üstlenmesinin yanında eğitimi ve gelişimi ile ilgili beklentileri yüksektir. Bakıcının çocuğun yaşına uygun eğitsel oyunlar ve çeşitli aktivitelerle gelişimine katkıda bulunmaları önemli bir konudur. Tüm bu nedenlerden dolayı aileler üniversitelerin çocuk gelişimi mezunu ya da bu bölümlerde okuyan öğrencilerle çalışma eğilimleri artmıştır. Daha genç, dinamik ve donanımlı bakıcılar çocuklarla daha iyi iletişim kurarak, onlara akademik eğitim verirken aynı zamanda iyi vakit geçirmelerini de sağlamaktadırlar.

Bakıcı ile büyüyen çocuklar anne babalarından çok bakıcıları ile vakit geçirmektedirler. Bu yüzden bakıcının çocuğa akademik eğitim vermesi, okula başladığında derslerine ve okul yaşantısına çok daha çabuk alışmasını sağlayacaktır. Bu da başarısının artmasını sağlar.

Gündüzlü Bebek Bakıcısı

Gündüzlü Bebek Bakıcısı

Annelerin bebeklerini bırakıp, iş hayatına geri dönme kararları bazen sancılı geçebilmektedir. Yeni anne olan kadın bebeğinden ayrılmak istemezken bazen hayat şartları nedeni ile yasal süreleri bittiğinde işlerine geri dönmek zorundadırlar. Bebeğe bakmak için aile büyüğü yoksa ya da tercih edilmiyorsa bir bakıcı bulma süreci başlamış olur. Bebeğinize her anlamda iyi bir bakıcı bulmak, siz işteyken gündüz bakıcınızın bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılıyor olması hayatınızı kolaylaştıracaktır.

Gündüzlü bebek bakıcısı siz işyerinde olduğunuz saatiler yani gündüz saatlerinde çalışırken, akşam bebeğinizi teslim eder. Bebeğin daha sağlıklı bir gelişim göstermesi için kendi evinde bakılıyor olması önemlidir bu yüzden bakıcınızın bebeğinize evinizde bakıyor olması önerilir. Gün için bebeğiniz ile ilgili gelişmeleri uyku saati, dışarı çıkma saati gibi aktivitelerini bakıcınız sizinle paylaşmalıdır. Bebeğinizin Gün içinde ki aşamaları takip ediyor olmanız, kendinizi daha rahat hissetmenize sebep olacaktır.

Gündüzlü bebek bakıcınızın işe başlaması ile bir süre sizin de eşlik etmeniz önemlidir. Hiç şüphesiz ki bebeğin dilinden en iyi annesi anlar ve her bebek farklı özellikle taşır. Bu yüzden bakıcı ile en az 1 hafta vakit geçirerek, bebeğinize olan tutumu hakkında gözlem yapıp, gerekli gördüğünüz noktalarda müdahale etmeli ve bakıcınızı yönlendirmelisiniz.

Gündüzlü bakıcınızla izin konusunu da önceden konuşmalısınız. Ani izin isteklerinde sizin işinizden izin almanız ya da başka bir seçenek düşünmeniz gerektiğini bu yüzden izin isteklerinin beraberce önceden planlanması gerektiğini açıkça konuşmalısınız. Gündüzlü bebek bakıcınızdan bazı zamanlar akşam da kalmasını istiyorsanız bunu da önceden konuşmalı ve anlaşmalısınız. Bakıcınızı ailenizden biri olarak görüp, ona o sıcaklıkta yaklaşırsanız hem siz, hem bebeğiniz hem de bakıcınız mutlu bir ortamda yaşamız olacaktır.

Zihinsel Engelli Bakıcısı

 

 Zihinsel engelli çocuk bakıcılığı fazlasıyla tecrübe, eğitim ve sabır isteyen bir iştir. Bu durum zihinsel engelli çocuk için hayatı boyunca sürecek olan bir süreçtir ve büyük bir sevgi ve anlayış, büyük bir sabır gerektirir. Zihinsel engelli çocuk bakıcısı öncelikle bunu unutmamalıdır.

Yemek yeme, tuvalet alışkanlığı gibi başka çocukların belirli bir süre içinde edindiği davranışların kazandırılması dahi ortalamanın çok üzerinde bir zaman alabilir. Zihinsel engelli çocukların ailelerinin imkanları dahilinde çocukları bakımı ve eğitiminde ailelere yardımcı olacak bir engelli çocuk bakıcısı bu zorlu süreci daha kolay geçirmesi açısından faydalı olacaktır. Kendini ifade edemeyen yani derdini anlatamayan zihinsel engelli bir çocuğa bakma oldukça meşakkatli bir iştir ve bu durumdaki bir çocuğu bakıcıya bırakmak da aileler açısından kolay değildir. Bu yüzden zihinsel engelli çocuk bakıcısı ile çalışabilmek için karşılıklı güvenin oluşumu için belirli bir zaman gerekmektedir.  Belli bir süre aile, bakıcı ve engelli çocuk birlikte vakit geçirirse bu geçiş dönemi daha kolay ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşmiş olur. Bakıcının aile dışarıdayken gün içinde çocuğun bakımı ve eğitimi ile ilgili bilgileri aileye aktarması karşılıklı iletişim için önemlidir.

Zihinsel geriliği ileri derecede olan çocukların bir kavramı bir kerede öğrenmeleri mümkün değildir. Onları kısa ve basit komutlara alıştırmak ve bunu olumlu ifadeler kullanarak, acele etmeden ve sakin bir şekilde yapmak gerekir. Mevcut yeteneklerini en iyi şekilde kullanması sağlanmalı, öğrenebilen bir çocuksa ilgi duyduğu şeyler kendisine sabırla öğretilmelidir. Bu durumdaki çocuklar başkalarının öğrenmelerini istediği şeyleri değil kendi ilgi duydukları şeyleri öğrenmeye yatkındır. Bu işin eğitimini almış bir engelli çocuk bakıcısı bakımını üstlendiği çocuğa ne şekilde yaklaşmak, ne şekilde öğretmek gerektiğini kısa sürede tespit edebilecek kapasitede bir kişidir.

Acil Bakıcı Arıyorum

Acil Bakıcı Arıyorum

Çalışan annelerin yasal süreleri bittiğinde işe dönme kararları ile birlikte acil olarak bakıcı bulma sürecine girerler. Bakıcı bulmak için fazla vakit olmayışı aileleri paniğe sürüklerken acele ile yanlış bakıcı tercihleri yapılmaktadır. Unutmamak gerekir ki sık bakıcı değiştirmek, çocuğunuzun fiziksel ve ruhsal gelişimi için çok olumsuz bir durumdur. Tam bakıcıya alışmışken ondan ayrılmak çocuğunuzun psikolojisinde bozukluklar yaratır. Bu yüzden bakıcı seçimi konusunda aciliyetiniz dahi olsa panik yapmadan, doğru yolları izleyerek kısa sürede istediğiniz gibi bir bakıcı bulabilirsiniz. Bu yolların başında bu işte profesyonel olduğundan emin olduğunuz bir firma ile çalışmak gelir. Bu tarz firmalar sizin bakıcı kriterlerinizi doğru anlayıp, isteklerinize en uygun bakıcı adayları ile görüşme ayarlayarak işin seyriniz hızlandırır ve kısa sürede en düzgün bakıcı ile çalışıp sorunu çözmüş olursunuz.

Özellikle acil bakıcı arayan kişiler için bu firmalar hayat kurtarıcı niteliktedir. İşe başladığınız bakıcıyı değiştirme kararı aldıysanız da bu süreçte yeni bakıcı bulma arayışınıza da yardımcı olacaklardır. Firma ile görüşürken bakıcınızdan istemiş olduğunuz her şeyi net olarak belirtirseniz firma da sizinle bakıcı arasındaki köprüyü en doğru şekilde kuracaktır. Örneğin bakıcınızdan ev işlerine yardım etmesini talep ediyorsanız, bunu işe başlamadan önce belirtmelisiniz. Acele bakıcı ararken bu hususları belirtmeyi atlarsanız, sonrasında bakıcının istemiş olduğunuz işleri yapmaması durumunda sorun çıkar ve herkes mutsuz olur. Bu yüzden her konuda net olmak ve bakıcı aileden biri gibi görmek en doğrusu olacaktır.

Şece Danışmanlık iletişim formu

0212 268 16 17

 

Otizmli Çocuk Bakıcısı

Otizmli Çocuk Bakıcısı

Otizmli Çocuk Bakıcısı
Otizmli Çocuk Bakıcısı

Otizm; yaşamın ilk 3 yılında ortaya çıkan, gelişimde gecikme ya da sapmaların olduğu, “gelişimsel sendrom” olarak tanımlanan bir nöro-psikiyatrik bozukluktur. Otizm, yaşam boyu sürdüğü için bir “engel” türü olarak ifade edilir. Otizmli çocuklar, diğer çocuklara göre çok daha fazla hassasiyet ve titizlikle bakılmalıdır. Otizmli çocuğa bakacak kişi bu sağlık sorunu ile ilgili gerekli eğitim ve tecrübeye sahip olmalıdır.

Otizmli çocuklarda bu hastalıkla birlikte % 60-70 ‘inde zeka sorunları, % 33’ünde epilepsi, görme sorunları, işitme sorunları, kabızlık, alerji sorunları da görülebilir. Göz teması yoktur ya da kısa sürelidir ya da sabit ve delip geçen bakışları vardır. Diğer insanlarla sosyal etkileşimleri yoktur ya da tanıdık ve yabancı ayırt etmeksizin etkileşimde bulunurlar. Bu yüzden otizmli bir çocukla iletişime geçmek kolay değildir. Otizmli çocuk bakıcısı sabırlı, hoşgörülü, sevecen ve pozitif olmalıdır.

Bazen anne – babaya ya da bakıcılarına yabancı insanlara davrandıkları gibi davranırlar. Anne-babayı tanıdığını belli etmeme ya da coşkuyla karşılık vermeme görülür.

Herhangi bir kimse tarafından dokunulmak, kucağa alınmak istemezler. Bu yüzden bakıcısına güvenmesi ve onu sevmesi çok fazla önemlidir.

Otizmli çocuklar sevinçlerini, başarılarını ya da hoşuna giden şeyleri insanlarla paylaşmazlar. Bu yüzden bakıcısına onu yönlendirmesi adına büyük görevler düşmektedir.

Otizmli çocuk bakıcısı ile aile arasında daima iletişim halinde olmalıdır. Aile evde yokken bakıcı sık sık aileye durum raporu vermelidir. Otizmli çocuklar her zaman doğruları söylemez bu yüzden aile ve bakıcısı arasında güven problemi olmamalıdır. Otizmli çocuğun konuşmanın içeriği ve şeklinde normalden farklılık söz konusudur .Anlamsız ve uydurma sözcükler, tekrarlayan sözcük ve cümleler, kullanabilir insanları psikolojik durumları ile ilgili yanıltabilirler.

Hasta Çocuğun Bakımı

Hasta Çocuğun Bakımı

Hasta Çocuğun Bakımı
Hasta Çocuğun Bakımı

Çocuklar hastalandıklarında özellikle ilk kez çocuk sahibi olanlar, panik halde olduklarından çocuğa yardım yapacaklarına daha fazla zararları olur. Bir çocuk hasta olduğunda ailesinde de huzur kalmaz.

Anne baba olmak her zaman kolay değildir özellikle çocuklar hastalandıklarında sakince bu süreci atlatmalarına yardımcı olmak gerekir.

Hasta Çocuk Odası: Hasta çocuğun odası, sık sık havalandırılmalıdır. Ayrıca hasta odası güneş görmelidir. Oda sıcaklığı 20 derece civarında olmalıdır. Odanın nemi normal olmalı, havası çok kuru olmamalıdır.

Vücut Isısı: Hasta çocuğun hastalığı ne olursa olsun, mutlaka günde 2 defa vücut ısısı ölçülmelidir. Genellikle 2 yaşına kadar sıcaklık makattan alınmalıdır. İki yaşından sonra hasta çocuğun ateşi, teri silinmiş koltuk altından alınır. Ortalama normali 36.5 derecedir.  Daha büyük çocukların derecesi ise ‘ ağızdan alınır, normali 37 derecedir.

Yalnız yüksek ateşli çocuklara uygulanacak bazı tedbirler vardır. Çünkü yüksek ateş havale yapabileceğinden, hekim gelene kadar yarı sulandırılmış alkollü veya sirkeli suya batırılmış sıkılmış bezle, çocuğun alnı, bacağı ve kollarına ateş düşürülünceye kadar kompres yapılır. Bundan sonra bol sulu gıda verilerek, yüksek ateş ve kaybedilen su giderilmeye çalışılır.

ÇOCUĞA İLAÇ NASIL VERİLİR

Bir çocuğa ilâç verilirken, çok sakin, yumuşak görünümlü olunması gereklidir. Lüzumsuz hassasiyete ve gereksiz izahlara yer verilmemelidir.

İlâç verilme anında, hastalık ve ilâçla ilgili olmayan, çocuğa göre çok ilginç bir şeyler anlatılmalıdır. O zaman hiç itiraz etmeden, verilen ilâcın alındığı görülür. Toz hâline getirilebilen bir ilâç, elma kompostosuyla karıştırılıp verilebilir.

Acı tabletler ezilerek bal, reçel veya şekerli suyla karıştırılarak verilmeye kalkıldığında, çocuk o gıdanın tadını önceden bildiği için ilâç ilâvesiyle tadı bozulan gıdayı genellikle reddeder. Çocuğa net olarak iyileşmesi için bu ilacın içilmesi gerektiğini ve tadının çok güzel olmadığını kabul ederek yaklaşılırsa çocuğun ikna edilmesi kolaylaşır.